ONSEKİZİNCİ LEM’ADA GEÇEN Hz. ALİ’NİN KERAMETLERİ

REM
0
0
1.04K
Bediüzzaman Said Nursi hazretleri Mucize ve Kerametin inkar edildiği bir zamanda Peygamberimizin (asm) 300’den fazla mucizesini ortaya koyan “Mucizat-ı Ahmediye Risalesi”ni yazıp münkirleri susturduğu gibi “Keramet-i Aleviye” ve “Keramet-i Gavsiye Risaleleri”ni yazarak evliyayı ve kerametlerini inkar edenleri susturmuştur. Keramet-i Aleviye olan Onsekizinci Lem’a’da Bediüzzaman Hz. Ali’nin (ra) “Kaside-i Ercuze” ismi ile nazmettiği kasidesinde geleceğe ait […]

FİTNE NEDİR?

REM
0
0
577
FİTNE NEDİR? Fitne, küfür, azgınlık, sapıklık, bozuk fikir ve inançlar, azgınlık, insanları yoldan çıkarma, kavga, toplumun asayiş ve güvenliğini bozma, anarşi ve terör manalarına gelmektedir. (Lisanu’l-Arab, 13:317.) Hadislerde daha çok ihtilaf, bozuk fikir ve düşünceler ve ihtilal manalarında kullanılmıştır. (Tecrid-i Sarih, 12:290.) Kur’an-ı Kerim fitneyi azap, (Zariyat, 51:14.) Şirk ve küfür (Bakara, 2:193.) manasında kullanmış […]

MEŞRUTİYETÇİ PADİŞAH SULTAN II. ABDÜLHAMİD

Meşrutiyetçi Padişah SULTAN II. ABDÜLHAMİD (19 Ağustos 1842 – 10 Şubat 1918)   Osmanlı devletinin 34. Padişahı ve 113. Halife olan Sultan Abdülhamid Sultan Abdülmecid’in oğludur. Henüz 10 yaşında annesi Tirimüjgan Sultanı kaybetti. Bu nedenle eğitimini ve terbiyesini Abdülmecid’in çocuğu olmayan diğer eşi Piriştü Kadın Hanımefendi üstlendi ve kendi çocuğu gibi büyüttü. Babasının ölümünden sonra […]

HULEFA-İ RAŞİDİNİN YÖNETİM ANLAYIŞI VE TARİHTE DİNİN SİYASETE ALET EDİLMESİ

HULEFA-İ RAŞİDİNİN YÖNETİM ANLAYIŞI VE TARİHTE DİNİN SİYASETE ALET EDİLMESİ Giriş Hz. Adem’den (as) günümüze kadar toplumun olduğu her yerde yönetenler ve yönetilenler var olagelmiştir. Yönetici olmak daima üstün bir meziyet ve “hakimiyet” unsuru olarak kabul edildiği için her insanda yönetime talip olma ve hükmetme eğilimi vardır. Peygamberimizin (asm) vefatından sonra müslümanlar arasında ortaya çıkan […]

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ’NİN KADER MESELESİNE BAKIŞI V

REM
0
-4
3.07K
1.1 Bediüzzaman Said Nursî’nin Kadere Dair Görüşleri   1.3.7  Kader ve Cüz’î İradenin Bağdaştırılması Bediüzzaman’a göre imanla ilgili meseleler konuşulurken, duygusallıktan uzak soğukkanlı ve peşin hükme kapılmadan sistemli tartışmalar yapılmalıdır.[1] Kader ile cüz-î iradenin varlıklarını bir arada kabul etme de imanla ilgili ince bir meseledir. Kader ile cüz’î iradenin bağdaştırılması problemi, sadece ilim ehli -uzman- kişiler tarafından […]

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ’NİN KADER MESELESİNE BAKIŞI IV

1.1 Bediüzzaman Said Nursî’nin Kadere Dair Görüşleri    1.3.5  Sebep – Sonuç İlişkisi Açısından Kader Bediüzzaman, kaderin sebep ve sonuca birlikte baktığını, insanlara adalet ettiğini ve her durumda güzel olduğunu söyler. Kader netice ve meyveler itibariyle şerden ve çirkinlikten münezzeh olduğu gibi “mebde ve münteha”, “asıl ve fer’”, “illet ve netice” itibariyle de zulüm ve kubuhtan […]

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSÎ’NİN KADER MESELESİNE BAKIŞI III

Bediüzzaman Said Nursî’nin Kadere Dair Görüşleri 3    1.1.4 Kader ve Kötülük Problemi Bediüzzaman’a göre insan, kendi istekleriyle gerçekleşen hata ve günahlarından tamamen sorumludur. Kur’ân’ın ifadesi de bu yöndedir.[1] Çünkü “seyyiatı” isteyen insandır. Allah’ın kötülüğü yasaklamasına rağmen ve yapılmasına da izni ve rızası yokken ihtiyar ile isteyen insanın nefsidir. Fenalık, hata ve günahlar, “tahribat” cinsinden […]

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSÎ’NİN KADER MESELESİNE BAKIŞI II

 Bediüzzaman Said Nursî’nin Kadere Dair Görüşleri 2   1.1.2  İnsan – Kader İlişkisi Bediüzzaman’a göre, bitkiler en basit hayat derecesinde olmasına rağmen kaderin düzenine tam manasıyla uymaktadır. En yüksek hayat derecesinde olan insan hayatı dahi, en ince ayrıntısına kadar kaderin ölçüsüyle çizilip kaderin kalemiyle yazılmaktadır.[1] Allah sınırsız sıfatlar sahibi olmasına rağmen insan ise cüz’î manada […]

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSÎ’NİN KADER MESELESİNE BAKIŞI

1.1 Bediüzzaman Said Nursî’nin Kadere Dair Görüşleri 1.1.1 Varlıkta Takdir/Kader’in Delilleri Bediüzzaman’a göre, kadere iman, yani her şeyin Cenâb-ı Hakkın takdiriyle olması imanın esaslarındandır. Kadere kesin deliller sayılamayacak kadar çoktur. Her şey “Yaş ve kuru ne varsa apaçık bir kitapta yazılmıştır.”[1] ayetinin bildirmesiyle, varlığından önce ve varlığından sonra yazılmaktadır. Allah’ın kudretiyle gerçekleşen kâinat, ayetin bu […]